*
Merhaba gökyüzü
Merhaba mavilik
Ağlayan bir kavağa
Anne çocuk aşkı gibi
Yüzünü dön kavağa
Aç güneşin yüzünü
Kurut göz yaşlarını
Bitir artık umutsuzluğu
Yüzünü dön kavağa
(Tuğçe)
*
Merhaba anne. Ben sana aşk nedir diye sorsam cevap verebilir misin? Bence hep gökyüzünde olmak ama bazen de kavak ağaçlarının altında sessizce oturmak.
(Hüsnü
*
Merhabalar! Ben kavak.
Biliyorsunuz ben bir ağaç türüyüm. Dallarımı bir görseniz gökyüzüne dek uzanır. İlkbaharı çok severim. Çünkü o mevsimde çocuklar pikniğe gelir. Ve aşıklar benim gövdeme
yaslanınca çok mutlu olur. İlkbaharda çocukların oyunlarına ve aşkın kokularına şahit olmak gibisi yok.
(Sema)
*
Bir masal gibi
Uçsuz bucaksız
Güneşin güne merhaba demesi gibi
Belki de o sıcak bakış gibi
Güneşin ışığını,
Kavak ağacının yeşil yapraklarına
Oturmuş
Bir aşkla bakınca anneye
O sıcak bakış
Belki de, o gözlerden gelip
İçimizi ısıtan tek bir gülücük.
(Özge)
*
Başımda kavak yelleri esiyordu.Biliyorum aşktı bu. Annem gibi içten ,onun gibi sıcaktı. Yeni bir güne merhaba dermiş gibi,gökyüzü geceleri bile masmaviydi sanki.
(Damla)
*
Merhaba gökyüzü
Bugün hava çok kapalı biliyor musun? Güneş küsmüş bize gülmüyor. Kavak ağaçları güneşsiz yapamıyor. Annem diyor ki:
Neden konuşmuyorsun, neden gülmüyorsun ve neden hiçbir şeyle ilgilenmiyorsun? Ben ise bir kenara çekilmiş gökyüzüne bakıyırum. Bugün kavak ağacının etrafında buluşan aşıklar da yok.
(özge)
*
Merhaba , ne güzel bir kelimedir. Anne sevgisi gibi mutluluk verir insana.Gökyüzü maviliğinin rahatlığını verir. Bazen uzatırız ya cümeleleri kavak gibi. Bir merhaba demek yeter aslında. Sevgi duyduğun birinin merhabası bile sevgiyi aşka çevirebilir o sevgiyi. İşte bu yüzden bu kadar güzel bu kelime.
(Nurşen)
*
Merhaba anne,nasılsın bugün?
Annecim ben aşkımı çok özledim.Şu ilerideki kavak ağaçlarının altında beş dakika görüşsek olur mu?
(Meçhul)
*
Gökyüzü mavi duru
Biri var kavaktan da kuru
o aşk yolunda yürüyor
bir anne baba gibi sevgi dolu...
(Başak)
*
Merhaba annem.Aşık olduğum gökyüzüne ,kavak ağacının altında bu mektubu yazıyorum.
(Sadullah)
*
-Merhaba Ahmet. Mehmet nerde?
-Bahçedeki kavak ağacının altında. Gökyüzüne bakıyor.
-Neden
-Yağmur yağacakmış.
-Ben aşığım.
-Kime
-Kavak ağacına.
(İzzetin)
*
Doğduğunda ,yani merhaba dediğinde hayata karşında gökyüzü gibi puslu bir surat. Zorluk çektiği belli olsa bile gülümsüyor. O annem benim. Senin ağlayışların annem,
kavak yapraklarının rüzgarla buluşmasındaki o hoş sesi anımsatıyor. Bu aşka benziyor. İşte bu dünyanın en güzel duygusu.
(İsmail)
*
Veeeee,
-Merhaba Ayten
-Merhaba.
-Annen nasıl?
-İyi, ya senin annen?
- O da iyi.
-Siz kavak yelleri dizisini izliyor musnuz?
-Hayır.Nasıl bir dizi?
-Aşk ve gökyüzünü konu alan bir dizi.
-Önerdiğin için sağol.İyi günler.
Senaryo: Muhittin
*
Bunlar şimdilik sığdırabildiklerim.Çevremde iki cümleyi yan yana getiremeyenler sürüsü varken ,üstelik bu sürünün büyüüüük bir çoğunluğunu şu benim okuduğum Tüüürrrrk Dili ve Edb. bölümü mezun etmişken, gel de bu çocuklara kurban olma! Gel de olma!







--
-----------------------------
Better to reign in hell than serve in heav'n.
--
Z.// daisies //
--
Γιά το καρφί έχασε το πέταλο.
--
"One can't complain. I have my friends.
Someone spoke to me only yesterday." Eeyore
--
www.buraknevruzoglu.com
--
Γιά το καρφί έχασε το πέταλο.
Devamını heyecanla bekliyorum
--
Today is a good day to die!
--
haydi iç de, çay koyayım...
Previous Page12345...Next Page